TCK Madde 129

Haksız fiil nedeniyle veya karşılıklı hakaret

Madde 129- (1) Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi halinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.

(2) Bu suçun, kasten yaralama suçuna tepki olarak işlenmesi halinde, kişiye ceza verilmez.

(3) Hakaret suçunun karşılıklı olarak işlenmesi halinde, olayın mahiyetine göre, taraflardan her ikisi veya biri hakkında verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.




GEREKÇE/MADDE 129.– Madde metninde, hakaret suçundan dolayı cezanın kaldırılması ve azaltılması bakımından üç ayrı duruma ilişkin hüküm bulunmaktadır.
Birinci fıkraya göre, mağdur kendi haksız hareketleriyle hakarete neden olmuş ise, haksız hareketinin ağırlığını göz önüne almak suretiyle hâkim, failin cezasını azaltabileceği gibi gerektiğinde tümüyle kaldırabilecektir.
İkinci fıkraya göre, kişi kendisine karşı işlenen kasten yaralama su¬çuna tepki olarak işlediği hakaret suçu dolayısıyla cezalandırılamayacaktır.
Üçüncü fıkraya göre, karşılıklı hakaret hâllerinde hâkim, hangisinin neden olduğunu göz önünde bulundurarak taraflardan her ikisi veya birisi hakkında verilecek cezada indirim yapabileceği gibi, ceza vermekten tamamen sarfınazar da edilebilir.


EMSAL KARARLAR
(Askeri Yargıtay Daireler Kurulu, E:2010/60, K:2010/62, T:24.6.2010).
“5237 sayılı TCK’nın 129/1’inci maddesi “Hakaret suçunun haksız bir fiile tepki olarak işlenmesi hâlinde, verilecek ceza üçte birine kadar indirilebileceği gibi, ceza vermekten de vazgeçilebilir.” hükmünü içermektedir.
Madde gerekçesinde, “Mağdur kendi haksız hareketleriyle hakarete ne¬den olmuş ise, haksız hareketinin ağırlığını göz önüne almak suretiyle hâ¬kim, failin cezasını azaltabileceği gibi gerektiğinde tümüyle kaldırabilecek¬tir.” şeklindeki açıklamalarla, bu konuda hâkimin takdir yetkisinin bulunduğu belirtilmiştir.
Söz konusu düzenleme, TCK’nın 29’uncu maddesindeki genel haksız tahrik hâlinin özel bir şeklini teşkil etmektedir. Ancak, TCK’nın 29’uncu maddesinden farklı olarak, “Hiddet veya şiddetli elem” hâlinin açıkça öngörülmemiş olması nedeniyle haksız fiilin failde hiddet veya şiddetli elem oluşturmaması hâlinde dahi fail hakkında özel tahrik hükmünün uygulanması mümkündür (M. E. ARTUK- A. GÖKÇEN- A. C. YENİDÜNYA – Türk Ceza Kanunu Şerhi Özel Hükümler, C. 3, s. 3183; Murat KAYANÇİÇEK, Şerefe Karşı Suçlar, Ankara 2008, s. 288).
Ayrıca, 5237 sayılı TCK’nın 129/1’inci maddesinde düzenlenen özel haksız tahrik hâlinin uygulanabilmesi için, tahrik teşkil eden “haksız bir fiil” olması yeterli olup, fiilin mutlaka suç teşkil etmesi gerekmemektedir.
Bu açıklamalar doğrultusunda somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, mağdura “Terbiyesiz …” dediği anlaşılmakla birlikte, bu sözleri, olay günü hakkında iki gün istirahat raporu verilmesiyle ilgili olarak sağlık durumunu sorduğu ve uyarılarda bulunduğu mağdurun, sinirli ve aşırı bir şekilde tepki göstermesi, olayı yatıştırmak amacıyla bulunduğu odadan çıkması yönünde uyarılarda bulunulmasına rağmen odadan çıkmayarak tartışmaya devam etmesi, el kol hareketleri yaparak “Çifte standart uyguluyorsunuz, gerekeni yapacağım, Alay Komutanına çıkacağım” diye bağırarak odadan çıkması, çıkarken kapıyı sert bir şekilde çarpması üzerine sarf etmiş olması, mağdurun daha sonraki görüşmelerinde de saygısız hareketlerine devam ederek revirde oynadığını, güldüğünü ve eğlendiğini söylemesi karşısında, eylemin, 5237 sayılı TCK’nın 129/1’inci maddesinde öngörüldüğü şekilde mağdurun haksız bir fiiline tepki olarak işlenmesi, haksız tahrike ilişkin özel bir düzenleme niteliğindeki bu madde çerçevesinde uygulama yapılmasının hâkimin takdirinde olması, haksız hareketin işleniş şekli, yeri, niteliği, zamanı, içinde bulunulan koşullar ve tahrik eden ile edilenin durumları göz önüne alındığında, sanık hakkında “ceza vermekten vazgeçilmesine” karar verilmiş olmasında hukuka aykırılık bulunmadığı sonucuna varıldığından; hükmün onanmasına karar verilmiştir.”

Yorum Yapın

İsim *

E-posta *

Site